ALTIN
DOLAR
EURO
BITCOIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Karaçam: Bankacılık büyümezse ekonomi de büyümez!

01.01.2017
A+
A-

Türkiye’de bankacılığın duayen isimlerinden Burhan Karaçam, ekonominin barış ve güvene ihtiyaç duyduğunu belirtti

Karaçam: Bankacılık büyümezse ekonomi de büyümez!

Karaçam: Bankacılık büyümezse ekonomi de büyümez!

Burhan Karaçam, Türkiye’de bankacılık sektörünün duayen isimlerinden biri. Bankacılık sisteminde kredi kartları, bireysel krediler, POS, ATM, yatırım bankacılığı, ilk elektronik cüzdan, varlığa dayalı menkul kıymet ve daha birçok ilk Burhan Karaçam’ın öncülüğünde hayatımıza girdi. Karaçam, görevini bıraktığından beri de şirketlere stratejik danışmanlık yapıyor. Karaçam, dünyada değişen güç dengelerini, Türkiye’nin ekonomi gündemini Hürriyet’e anlattı.

2016 hem dünyada hem de Türkiye’de zor bir yıl oldu. Küreselleşmenin sonuçlarını mı yaşıyoruz, yeni bir sürece mi girdi dünya?

– Küreselleşmenin son 20 senelik macerasına baktığımızda varlıklı ülkeler varlıklarını artırdı, gelişmekte olan ülkeler de borçlarını artırdı. Küreselleşme büyük dengesizlik yarattı. Varlıklı ülkelerin geliri arttı ama gelir dağılımı adaletsizliği de arttı. Zengin kesim daha da güçlendi, orta gelir seviyesi düştü, gelir uçurumu arttı. Bunun etkileri Avrupa’da görülmeye başlandı. İngiltere’de bunun sonucunu gördük, Brexit’i desteklediler. Şimdi çıkmak için zamana ihtiyaçları var. İtalya’da da halk mevcut yapıya tepki gösterdi. İtalya’da son 70 yılda 64 hükümet değişmiş. Renzi’nin durumu çok zor. Yakında Fransa’da da seçim olacak, onlar da çıkmak istiyorlar 2017’de. Benzer bir sonuç bekleniyor. Küreselleşmenin olumlu taraflarından aynı eşit şekilde yararlanamayan kesimlerin tepkisi ortaya çıktı. ABD’de de Donald Trump seçildi. Ancak bunu farklı değerlendirmeli.

Bu değişimin nedeni de ekonomi değil mi?

– Obama 2008 yılında kriz sonrasında göreve geldi. Trump ise Amerikan ekonomisinin büyümeye başladığı dönemde iktidara geldi. Trump, “Benim için Amerika önemli” diye ortaya çıktı. “Ben dünyanın liderliğine soyunmak durumunda değilim. Benim için ABD çıkarları önemli” dedi. Dünyaya şekil veren, düzen veren ülke olarak ortaya çıktığınızda bunun maliyeti çok yüksek. O yüzden de Trump, “Ben G7’nin, G20’nin neden başkanlığını yapayım, onları toparlamak benim önceliğim değil. Benim önceliğim sınırları içindeki Amerikalılar. Özel sektörü büyüteceğim, kamu yatırımlarını artıracağım, vergileri aşağı çekeceğim, bütçemdeki gelir kaynakları belki azalacak ama bunu daha fazla borçlanarak sağlayacağım” diyor. Bu şekilde bir ekonomik aktivite getirerek Amerikan ekonomisini büyütürse belki daha az vergi toplayacak ama ekonomiyi hacimsel olarak toplayacak.

BANKACILIK BÜYÜMELİ

Türkiye Rusya krizi, terör ve darbe kalkışmasıyla sarsıldı. Bu dönemden nasıl çıkarız?

– Tüm bunlar kısa sürede ortaya çıkmış durumlar değil. Türkiye için de dışarıdan bakıldığında yanı başımızdaki Suriye savaşı büyük sorun. Şu anda uzak durulan bir ülkeyiz. Ekonomik sorunların geçmişi var.

Nereye uzanıyor?

– Hatırlarsak, 2003 yılında 1 Mart tezkeresi çıktı. Faizler yüzde 80’leri buldu, mart ayı sonunda IMF anlaşması kesinlik kazandı, 2003 bütçesi geçti, IMF ile yeni programın içine girildi. Piyasalar biraz olsun rahatladı. Bu dönemde yapılan hata şu oldu. Döviz rezervlerini tutmak yerine o dönemde döviz piyasaya boşaltıldı, Türk lirası IMF kontrolünde tutulduğu için Türk Lirası değer kazanmaya başladı. 2007 itibarıyla IMF Anlaşması ortadan kalktı. Daha sonra küresel 2008 krizi geldi. Yeni borçlanmalar, özelleştirmeler ve yatırımlarla birlikte Türkiye’ye 500 milyar dolar kadarlık kaynak girişi oldu. 2008 krizinden sonra 2011’de toparlanıyor gibi oldu ama bu tam olmadı. 2011-1015 yılları arasında bankacılık sisteminin kârlılığı 25 milyar lira civarında dolaştı. Yüzde 7-8 enflasyon olan bir ülkede 5 sene içinde aynı kâr seviyelerde kalıyorsanız bu kârın erimesi anlamına gelir. Bankacılık sektörü büyümeyen bir ülkenin ekonomisi de büyümez. Ekonomi güncel haberler

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.