ALTIN
DOLAR
EURO
BITCOIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

Covid-19 sürecinde arabuluculuk

07.05.2020
A+
A-
Covid-19 sürecinde arabuluculuk

Bilindiği gibi salgın sürecinde üretim ve ticari faaliyetlerde olduğu gibi hukuki süreçlerde de aksaklıklar yaşanmakta. Adliye dahilinde yapılan işlemlerin çoğunun durdurulması işverenlerin, çalışanların, mülk sahiplerinin elini kolunu bağlamış gözüküyor. Bu süreçte 2012’den beri yürürlükte olan ve gün geçtikçe Türk Hukuk sisteminde kullanımı yaygınlaşan arabuluculuk kurumunun mahkemelerin  tamamlayıcı bir alternatif çözüm yolu olarak kullanılıp kullanılamayacağı ise  merak konusu.

NNPrimus Arabuluculuk ve Çözüm Merkezi kurucu ortağı Av.Nadire Kalleci arabuluculuğun bu süreçte en uygun alternatif olduğunu belirterek özellikle şirketlerin mahkeme süreçlerini beklemesinin riskli olabileceğini anlatıyor.

HUKUKİ SÜREÇLER NASIL ETKİLENDİ?

Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan Covid-19 salgın hastalığı küresel krize yol açmıştır. Salgının ülkemizde görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinden bu tarafa ticari hayatın oldukça etkilendiği açıktır. Hukuki süreçler de salgın nedeniyle sekteye uğraşmış olup, tutuklu yargılananlar, zamanaşımı yakın olan işler ve ivedi sayılacak diğer iş ve işlemler haricindeki duruşma, müzakere ve keşifler yasal olarak 15 Haziran 2020 tarihine kadar durdurulmuştur. Bugüne kadar ertelenen duruşmalarda yeni duruşma günleri temmuz ve ekim aylarına verilmiş olup, bundan sonra verilecek yeni duruşma günlerinin de 2021 yılının mart nisan aylarına verilmesi kaçınılmazdır. Normalleşme sürecine geçildiğinde duran süreler ve tedbirler nedeni ile bekleyen başvuruların işleme alınması ile ertelenen dava dosyaları birleştiğinde hiç de azımsanmayacak bir iş yoğunluğu oluşacaktır. Salgının ikinci dalgasının olması gibi istenmeyen bir durumda ise belirlenen tarihlerde de işlem yapılamayarak yeniden ertelemeye gidilmesi sözkonusu olabilir. Bu nedenlerle istenen yargısal sonuçlara ulaşılması eskisine göre çok daha uzun bir zamana yayılacaktır.

SALGIN DÖNEMİNDE ARABULUCULUK ALTERNATİF OLABİLİR Mİ?

Bu aşamada hem şirketler hem de şahıslar, alternatif çözüm yollarını kullanarak alım satım, hizmet,  kira, iş hukuku gibi birçok alanda yaşanılan mağduriyeti çözümleme yoluna giderek, alınacak doğru önlemlerle salgının yol açtığı ekonomik tahribatı hızlı bir şekilde en aza indirgemeyi başarabilirler. Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, uyuşmazlıkların mahkeme dışındaki çözüm yollarıyla etkin hızlı ve daha düşük maliyetle çözüme kavuşturulması amacıyla düzenlenmiş olup, özellikle bu dönemde mahkemelerin tamamlayıcısı niteliğindedir. Gerek yargıda görülmekte olan devam eden davalarda gerekse salgın nedeni ile oluşan yeni uyuşmazlıklarda arabuluculuğun, çatışmanın çözümüne en uygun yöntem olduğu bilinmelidir. Firmalar ticari ihtilaflarında ve işçi işveren ihtilaflarında, dava şartı veya ihtiyari olarak arabulucuya başvurmaları halinde, tarafların haklılığından ziyade menfaat dengesini gözeterek, kendi koşullarında ilgi ve ihtiyaçlarını belirleyerek ve kendi uzlaşma alternatifleriyle çözüm bulabilirler. Böyle bir esnek yapıya imkan verdiği de düşünüldüğünde arabuluculuk pek çok uyuşmazlık için en uygun alternatiftir.

KISITLAMALAR SIRASINDA ARABULUCULUK HİZMETLERİ NASIL GERÇEKLEŞİR?

Söz konusu salgın nedeniyle, yaşanılacak sorunları hızla öngören Arabuluculuk Daire Başkanlığı, 16/03/2020 tarihli duyurusu ile;  daha önceden başlanmış olup da devam eden arabuluculuk sürecine ilişkin uyuşmazlıklarda, tarafların şehir içi yada şehir dışından olup olmadığına bakılmaksızın telekonferans yönteminin kullanılmasına ağırlık verilmesini önermiştir. Yeni başlayan arabuluculuk süreçlerinde ise; yasada belirtilen sürelerin sonuna doğru toplantı günü verilerek durumun takip edilmesi, riskli ve acil durumların devam etmesi halinde tarafların şehir içi ya da şehir dışından olup olmadığına bakılmaksızın telekonferans yönteminin kullanılmasını tavsiye ederek salgın döneminde de ihtilafların çözümüne odaklanmıştır. Yani arabuluculuk faaliyetlerinin devamlılığı online görüşmelerle sağlanabilmektedir ve sokağa çıkmayı, ofislerde buluşmayı gerektirmemektedir.

ULUSLARARASI UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK KULLANILABİLİR Mİ?

Salgının bir pandemi olduğu yani tüm dünyayı etkilediği unutulmamalıdır. Ülkemizde adli merciilerde yaşanan adli kararların belirsiz zamana yayılması problemi tüm dünya için geçerlidir.Bu durumun önüne geçmek için uluslararası uyuşmazlıklarda da arabuluculuk yöntemi rahatlıkla kullanılabilir. Ülkemiz, Arabuluculuk Hakkında Yapılan Uluslararası Sulh Anlaşmaları Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni (Singapur Sözleşmesi) 7 Ağustos 2019 tarihinde imzalamıştır. Singapur Sözleşmesi ile arabuluculuk sonucunda imzalanan uluslararası sulh anlaşmalarının icra edilebilirliğine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Ticari uyuşmazlıklarda imzalanan uluslararası sulh anlaşmaları Singapur Sözleşmesi’nde aranan diğer şartları da taşımakta ise Singapur Sözleşmesi’nin uygulama alanına girerek taraf devletlerde de kolayca icra edilebilecektir.

HUKUKİ SÜREÇLERİ KISALTMANIN ÖNEMİ

Bilindiği üzere Covid-19 salgınının ekonomik etkileri oldukça yıkıcı olmuştur. Gerek işverenler gerekse çalışanlar büyük bir belirsizliğin içine düşmüşlerdir. Hukuki süreçlerde uyuşmazlıkların ivedilikle çözülmesi, gecikmeye dayalı; tazminat, hak kaybı, zaman aşımı, faiz yükü gibi riskleri minimize ederek taraflara büyük avantaj sağlayacaktır. İşte bu noktada; salgın nedeni ile etkilenen ekonominin kahramanları olan ticari şirketler ve çalışanların, yaşadıkları ihtilafları en aza indirgeyerek sorunları aşabilmeleri için, ortak çıkarlara dayanan, ihtiyaç odaklı, esnek ve ılımlı bir süreç olan arabuluculuk  yolu onlar için en doğru çözüm yöntemi olacaktır. Hukuki uyuşmazlıkların çözümünü belirsiz zaman aralıklarına ertelemek yerine, arabuluculuk kurumundan faydalanarak hızlıca nihayetlendirmek, hem mevcut durumu saptamak hem de geleceği doğru planlamak açısından ekonomik faaliyetlerin dinamik yapısına daha uygun düşecektir.

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.