ALTIN
DOLAR
EURO
BITCOIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu

Kim korkar Korona’dan

04.08.2020
A+
A-
Kim korkar Korona’dan

İlginçtir Türk olmak, bu topraklarda yaşamak. Bu ülke insanı, her büyük felaket döneminde kendi için kalıcı “espriler” üretmeyi başarır.

Çok uzak tarihlere gitmeden yakın geçmişe küçük bir tur atalım. 1986 yılında yaşanan Çernobil faciasından sonra herkes radyasyon tehdidi karşısında tir tir titrerken dönemin Ticaret Bakanı merhum Cahit Aral önce “Türkiye’de radyasyon var diyenler dinsiz” dedi ve sonra da yıllara mal olan espriyi patlattı:

“Çayda tehlike yok bakın ben içiyorum, korkmadan için.”

Yine 80’li yıllarda AIDS dünyaya korku salarken yine rahmetli Sanat Güneşimiz Zeki Müren, “”AIDS asla Türkiye’ye gelemez, çünkü bizde tabiatın kanunu olan her cinsel ilişkiden sonra boy abdesti almak âdettendir” diyerek tarihe besteleri, şiirleri gibi unutulmaz bir iz bıraktı.

17 Ağustos depremi sadece olduğu bölgeye değil tüm ülkeye acı ve endişe verirken, bilim adamları depremin değil binaların ve bilgisizliğin insanları öldürdüğünü anlatmak için ekran ekran gezdiler… Ama halkımız bu bilgi akışından en “değerli” sonucu çıkardı:

Yine rahmetli bir büyüğümüz Prof. Ahmet Mete Işıkara’yı “yılın en seksi erkeği” seçti.

Gençler ve konulara vakıf olmayanlar hemen google başına, özellikle fotoğraflara odaklanmanızı öneririz…

Gelelim günümüze…

Pandemi döneminde iz bırakanlar dersek:

Medyada önde gelen bir markanın İngilizce versiyonunda Sağlık Bakanın soyadının “husband” (yani İngilizce Koca) ilan edilmesi.

Eldiven önce gereksiz, sonra yararlı sonra da zararlı diyen benzer eğitimden geçmiş onlarca insan…

Dezenfektanla abdest alma girişimi iddiası…

Ve de futbolumuzda tarihe geçecek kararlar, başarısızların ödüllendirilip bir tek Süper Lig şampiyonunu ilan edebilmek için sürdürülen çabalar…

Maçlarda virüs bulaşabilir, ama şampiyonluk kutlamasında, asker uğurlamasında, düğünlerde, taziye evlerinde, bayram gezmelerinde “anlayışlı” olabilir inancı… Aslına bakarsanız bir üst lige çıkan Karagümrük’ün kutlaması bile Başakşehir kutlamasından virüs bulaşması  açısından daha riskliydi ya neyse…

Ve de maskelerin olmaları gereken yer dışında her konuma uygun görülmesi: Sakal takkesi, dirsek bezi, cep mendili, alın siperliği, uyku gözlüğü ve daha niceleri…

Bir de yaşanan ya da yaşandığı öne sürülen olaylar var… Bir tanesi:

Testinin pozitif çıktığını öğrenen kişi, bütün köyle sarılıp öpüşüp helalleşti…

Ya da zeka sıkıntılı uydurulanlar:

Kadının biri kocasının telefonunu kurcalarken corona diye bir numara kaydedilmiş görür, numarayı arar ve kendi telefonu çalar.

Yani bazıları hastalığın kendinden bile daha sıkıcı…

Dileyelim örnekler çok artmadan salgın bizden sıkılsın ve yok olup gitsin…

Finansgundem / Volkan Karsan

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.